SAÇ DÖKÜLMESİ

En yaygın saç dökülmesi tipi olan erkek tipi saç dökülmesine (androgenik allopecia) geçmeden önce seyrek rastlanan saç dökülmelerinden bahsedeceğim.

BÖLGESEL SAÇ DÖKÜLMESİ(allopecia areata)

Her yaşta ve her iki cinste de görülebilir.Kişide hiçbir şikayet yapmadan belirli bir bölgeden saç kaybı başlar ve o alandaki tüm kıllar dökülene kadar devam eder.Genel karakteri para gibi dairesel şekilde dökülmedir,saçlı deride değişik büyüklüklerde dağınık halde çok sayıda açıklıklar oluşur.Net bir sebep olmamakla birlikte vücudun savunma sistemleri ve stresle yakın ilişkilidir.Genellikle kendiliğinden yada kelleşmiş alanın çeşitli yöntemlerle tahriş edilmesiyle yeniden çıkar.Bir yıl boyunca kılların çıkmaması kıl köklerinin öldüğünü ve bir daha çıkmayacağını gösterir.Saç ekimi yapmak için en az 1 yıl beklemek gerekir.Tedavide kullanılan kesin etkili bir ilaç yoktur.

TRAVMAYA BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ:

Yanık(ısı veya kimyasallarla),yaralanma,saçlı derinin kopup ayrılması,saçlı derinin ezilmesi gibi sebeplerle saç köklerinin ölmesi sonucu kelleşmedir tek tedavisi kıl kökü nakliyle mümkündür.(RESİM FAVORİ YANIK ÖNCE VE SONRA)

İLTİHAPLAR:

Saçlı deride oluşan bakteri,mantar veya virüslerle oluşan iltihabın kıl köklerine kadar ilerlemesi kıl köklerinin de hasarlanmasına sebep olur.Sıklıkla gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarında hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sebebiyle görülür.Bu hasar o alandaki köklerin kalıcı olarak ölmesine ve kelleşmeye neden olabilir.Tedavisi saç ekimiyle mümkündür.

ÇEKMEYE BAĞLI SAÇ DÖKÜLMESİ(traksiyonel allopecia) :

En sık görülen şekli saça şekil vermek amacıyla (yada gözler çekik görünsün diye)kulak üstlerindeki saçların çekilerek arkada sıkı bir şekilde bağlanmasından kaynaklanan tipte karşımıza çıkar.Saç kaybının 1 yıl bekledikten sonra kalıcı olduğuna karar verilir.Tek tedavi yöntemi saç ekimiyle sıkılaştırmaktır.Diğer bir şekliyse trikotilomani (saç çekiştirme ve kaşıma tikine bağlı bölgesel dökülme)

DİĞER NEDENLER:

Sedef hastalığı,çeşitli immün yetmezlikler.Tedavi asıl hastalığa yönelik olarak planlanır.

GEÇİCİ SAÇ DÖKÜLME NEDENLERİ:

En sık rastladığımız sebepler;Hamilelik,çeşitli ilaçlar(özellikle kanser ilaçları),yoğun stres,hormonal dengesizlikler,mineral(çinko demir)eksiklikler,hipotiridi(tiroid bezinin az çalışması),dengelenmeyen şeker hastalığı,derin kansızlık,yetersiz beslenme,aşırı katı ve tek yönlü diyetlerdir.Bu tip saç dökülmesi genellikle asıl sorunun ortadan kalkmasıyla tedaviye ihtiyaç duymadan düzelir. 

ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ(ailesel saç dökülmesi,androgenik allopecia): (RESİM ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ-2)

   Saç dökülme sebepleri arasında % 90 dan fazla bir oranla ilk sırayı almaktadır. Yaşayan herkeste değişik oranlarda dökülmenin asıl nedenlerindendir.40 yaşında bir erkekte saçlarda dökülme sebebiyle azalma ihtimali % 50-60 oranında görülürken 60

Yaşında bir insanda bu oran % 100 e yaklaşmaktadır.Saç dökülme miktarı kişiye göre çok değişmekle birlikte cildin kırışması gibi yeterince yaşayan her insanın başına gelecektir.

   Dökülme sıklıkla 20 li yaşlarda başlar ve diğer saç dökülme sebeplerinden de etkilenebilir.Dökülme aniden değil saçlarda kalite kaybıyla başlar incelir, cansızlaşır,uzama hızı düşer daha da cılızlaşarak kalıcı olarak dökülür ve o bölgedeki kıllar giderek seyrelir dökülmenin devam etmesiyle tamamen kelleşir. Tam kelleşme durumunda kıl kökleri fibrozis denilen şekil alır ve geri dönüşümsüzdür.

   Değişik sınıflamalar yapılmış olsa da dünyada Norwood-Hamilton sınıflaması standart kabul edilmiş ve tüm kliniklerce kullanılmaktadır.FUE(yeni saç ekim tekniği) yönteminde çok önemi olmamakla beraber FUT (eski saç ekim tekniği) yönteminde kaç seans yapılacağı ve donör alanın yeterli gelip gelmeyeceği konusunda hastayı aydınlatmak açısından önem arz etmektedir.Daha çok görsel iletişimin zor olduğu durumlarda hastanın kendi durumunu tarif etmek için kullanabileceği standart çizimdir.

  

Saçlı deride değişik yer ve oranlarda genellikle simetrik olan erkeklik hormonlarının etkisiyle ortaya çıkan saç dökülme şeklidir.Genellikle şakaklardan başlayıp tepeye doğru ilerler ancak genetik yatkınlığa bağlı olarak dökülme tepeden de  başlayabilir.Erkeklerde % 70 oranında görülen bu tip dökülme daha ileri yaşlarda % 100 oranında az veya çok dökülme şeklinde karşımıza çıkar. Kadınlarda bu tip saç dökülmesi % 10 kadar rastlanmaktadır.

   Asıl suçlu hormon testesteronun kıl kökünde zamanla kalıcı hasar yapan tipi dihidro testesterondur(DHT).Testesteron 5 alfa redüktaz enziminin etkisiyle DHT ye dönüşür. DHT kıl kökündeki reseptör denilen almaçlara tutunarak kıl yapıcı hücrenin içine girer,hücrenin merkezinde yapım için gerekli olan proteinin sentezini yavaşlatır bunun sonucunda follikülün büyümesi yavaşlar.Bu yavaşlama sonucu kılın 2-10 yıllık yaşam bölümü olan anagen safhası 3-4 aya kadar kısalmış olur. Birkaç yılda saç kökü geri dönülmez aşamaya kadar kalite kaybeder.

 

Testesteron hormonu erkek tipinin oluşmasını belirleyen hormondur.Farklı görevler üstlenen dihidro testesteron ise saç dökülmesi ve prostat büyümesine sebep olmaktadır.

Testesteronun(T) dihidrotestesterona  ( DHT) dönüşümü

Ailesel saç dökülmesi hormon düzeyiyle değil hormona karşı hassasiyetle ilgilidir yani genetik olarak kişinin kıl köklerinde DHT ye hassas almaçlar varsa o kişinin saçları dökülecek demektir.Bu yatkınlık daha çok anne tarafından taşınmakla birlikte anne veya baba tarafından gelen genlerle olabilir. Bazen anne tarafında da baba tarafında da saç dökülmesi olmadığı halde erkek tipi saç dökülmesi görülebilir bu durumda şahsın bu genleri iki veya üç nesil önceden gelen ama bir önceki nesilde ortaya çıkmayan ebeveynlerinden aldığı düşünülür.Halk arasında sıkça konuşulduğunun tersine saç dökülmesi ile cinsel istek ve gücü arasında hiçbir ilişki yoktur.

   Erkek tipi saç dökülmesi hormonal değişim sebebiyle sonbaharda daha fazla olmaktadır.İlkbaharda ise hormon etkisi azaldığından saçlar daha az dökülür ve daha hızlı uzar.

SAÇ DÖKÜLMESİNDE TEDAVİ:

Saç dökülmesi yeterince yaşayan her insanın başına gelecek olan cildin kırışması kadar  doğal bir süreç olarak değerlendirilebileceği gibi yüksek tansiyon,şeker hastalığı veya romatizma gibi kronik bir hastalık gibi değerlendirilip tedavi edilebilir.Saç dökülmesini tamamen engellemek mümkün görünmektedir ama döküleme sürecini ertelemek mümkündür.

İLAÇLA TEDAVİ:

 

SEBEBE YÖNELİK DÖKÜLMEYİ ÖNLEYİCİ TEDAVİLER:

Yeterli ve güvenilir bilimsel desteği olan,tıp camiasınca sıkça recete edilen ve FDA(Amerika gıda ve ilaç dairesi) onayı almış iki ilaç finasterid ve minoxidil

FİNASTERİD:

   Prostat büyümesi tedavisinde kullanılırken 50-60 yaşında hastaların saçlarında artma ve canlanma fark edilmesi üzerine yapılan araştırmalar sonucu saç üzerindeki olumlu etkileri tespit edilmiştir.Saç dökülmesini engellemek ve saç kalitesini artırmak amaçlı kullanılmak üzere 1 mg lık tabletleri piyasaya sürülmüştür.

Etki mekanizması;genetik olarak gelen kıl kökü hassasiyetinden dolayı kılların dökülmesine sebep olan dihidro testesteron (DHT) hormonunun oluşumunu engeller. Testesteron(T) 5 alfa redüktaz enzimiyle DHT ye dönüşür.Yani saçlar için kötü testesterondur.En yaygın kullanılan ve dünyanın en güvenilir kuruluşu olan FDA den onay almış madde FİNASTERİD dir.Finasterid enzimi bloke ederek testesteronun dihidro testesterona dönüşümünü engeller.DHT nin azalması sonucu kıl kökündeki hasar azalır ve zayıflamış olanlar kısmen güçlenir.

 

    Günlük 1 mg finasterid oluşan DHT miktarını % 60 oranında azaltır,5 mg kullanımı % 70 oranında azaltır.Miktarın artırılması oluşan DHT yi fazla azaltmadığı için önerilen doz 1 mg dır ve daha yüksek dozda kullanmanın faydayı artırmadığı bilinmelidir.

      Finasterid zayıflamış,cansızlaşmış kıllar üzerinde hissedilir ölçüde kalite artışı sağlar ancak tamamen dökülmüş veya ayva tüyü haline gelmiş kıllar üzerinde etkisi olmaz.Kıl kökünün gelişim süreciyle birlikte düşünüldüğünde etkisinin ancak 2- 6 ayda görüleceği anlaşılır.İlk gözlenen etkisi dökülmenin 1-3 ayda hızla azalmasıdır.Sonraki dönemde saçlarda kalite artışı başlar ve bu kalite artması 2 yıl boyunca devam eder. Finasterid kullanıldığı süre boyunca kıl köklerini DHT nin zararlı etkisinden büyük oranda korur. İlaç bırakıldığında 5 alfa redüktaz enzimi yine işlevsel hale geldiği için 6 ay 2 yıl sonra yeniden saçlarda dökülme ve kalite kaybı başlar ve devam eder.Finasterid saçlı derinin tepe kısmına ön kısımlardan daha etkilidir.

     Saç ekimi veya başka ilaçlar,destekleyici ilaçlar kullanılması finasterid kullanımına engel olmaz ve ilacı kesmek gerekmez hatta saçın daha iyi beslenmesini sağlayan ürünlerle kullanılmasının daha iyi sonuç verdiği konusunda bilgiler yayınlanmaktadır.

    4-5 aylık kullanımın sonunda herhangi bir etki görülmediyse etkili olmayacak anlamına gelir daha fazla kullanmanın anlamı yoktur.

    Dünyada en geniş kapsamlı çalışma 2000 kişiyle yapılan çalışmadır.Çıkan sonuç %  60 saç dökülmesinde durma ve saç kalitesinde artmadır.Yapılan diğer bir çok deneysel çalışmada saça olan olumlu etkisi % 40 ile % 68 arasında değişmektedir.

 YAN ETKİLERİ:Amerika da 2000 civarında erkekte kullanım sonucu ortaya çıkan bulgular şöyledir.

    Cinsel istekte azalma;60 yaş üstü erkeklerde prostat büyümesi hastalığında günlük 5 mg kullanılması durumunda sık görülen bu yan etki daha genç yaşlarda saç dökülmesini tedavi amacıyla günlük 1 mg kullananlarda  % 1-2 gibi çok düşük oranda gözlenir.

   Sertleşmede azalma;Yine aynı şekilde 5 mg kullanan 60 yaş üstü erkeklerde görülürken günlük 1 mg kullanan daha gençlerde % 1 oranında görülmüştür.

   Meni miktarında azalma:Bu yan etki çok daha az görülmektedir.

KADINLARDA KULLANIM:

Erkek tipi saç dökülmesi olan kadınlarda da yaklaşık aynı olumlu sonuçlar elde edilmiştir ancak gebeliğin hangi döneminde olursa olsun hamileler kesinlikle kullanmamalıdır.

DUTASTERİD:

Finasterid gibi 5 alfa redüktaz üzerinden etki oluşturur.Finasterid den daha etkili bir şekilde blok oluşturduğu ve yan etkilerinin daha az olduğu konusunda bilgiler mevcuttur.Kısa süre içinde Türkiye de piyasaya verilmesi beklenmektedir.

MİNOXİDİL:

1980 sonlarında hipertansiyon tedavisinde kullanım amacıyla tablet şeklinde üretilmiştir.Kullanan hastalarda parmak üstleri ve şakaklar dahil vücudun her yerinde abartılı kıllanma olması üzerine ilaç toplatılıp hipertansiyon tedavi protokolünden çıkarılmıştır.Sonraki yıllarda bölgesel olarak kullanılması halinde bölge kıl köklerini güçlendirip saç kalitesini artırdığı ve saç dökülmesini durdurduğu gözlenmiştir.                                      

 Tepe bölgesindeki etkisi alın bölgesinden daha fazla olmaktadır.Etki edip etmediğini en az 4 ay kullanımdan sonra yorumlayabilirsiniz.olumlu etkisini görmeniz halinde 2 yıl kullanılması önerilir.       

Etki mekanizması çok açık değildir ancak en çok kabul gören görüş saçlı deride kanlanmayı artırarak saç dökülmesini önlediği ve saç kalitesini artırdığı yönündedir                                                                           

% 2 ve % 5 minoxidil içeren damla ve sprey formlarında vardı.Genellikle bayanlarda % 2 erkeklerde % 5 lik formları kullanılır.Türkiye de ruhsat onayı olmadığı için kaçak yollarla getirilip tezgah altında satılmaktadır. Fiyatları getirildiği ülkeye ve pazarlık gücünüze göre çok değişkendir. 

DESTEKLEYİCİ TEDAVİLER:

 Bu gruptaki ürünlerin etki mekanizmaları ve ne kadar etkili oldukları daha çok üretici kuruluşların kendi laboratuarında yaptıkları sonuçlara yada sponsorluk yaptıkları kuruluşların sonuçlarına göre verilmiştir.Ciddi bilimsel kuruluşlar tarafından onaylanmış laboratuar ve karşılaştırmalı klinik sonuçlar bulamadığım için kullanma kararı tamamen okuyucuya aittir. Kullanmak üzere satın alırken saç dökülmesi ve kellik probleminin 5000 yıldır insanoğlunun çözmeye çalıştığı ve bu amaçla üretilen binlerce ürünle insanların aldatıldığını aklınızdan çıkarmamalısınız.

Bioxcin

Aminexil

Pantogar

Biotin

Priorin

Vitaminler

Elementler(Çinko,bakır)

Did you enjoy this post? Why not leave a comment below and continue the conversation, or subscribe to my feed and get articles like this delivered automatically to your feed reader.

Comments

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın

(gerekli)

(gerekli)